İstanbul Teknik Üniversitesi, 3. Tasarım ve Sinema Konferansı, Kasım 2008
Istanbul Technical University, 3rd Design and Cinema Conference, November 2008

Tasarım ve Sinema: biçim filmi izler
Design and Cinema: form follows film



Konferans Yeri

İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi, Taşkışla

          Tasarım ve Sinema 2005 konferansına ilkinde olduğu gibi İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık fakültesi ev sahipliği yapacaktır. İTÜ Mimarlık fakültesi Beyoğlu ilçesinde bulunan tarihi Taşkışla binasında yeralmaktadır. Taksim meydanına 5 dakikalık yürüme mesafesinde olan Taşkışla binası 150 yıllık bir geçmişe sahiptir. İstanbul kentinin merkezinde bulunan kampüs şehrin tüm noktalarında ulaşım ve çevresinde çeşitli konaklama olanaklarına sahiptir.

          Konferans dışında kalan zamanlarda İstanbul' un eşsiz kültürel ve tarihi yerleri gezilebilir.



Bir Dünya Kenti İstanbul

          Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu gibi büyük imparatorluklara başkentlik yapmış İstanbul, bugün kozmopolit yapısıyla bir dünya kenti niteliğindedir. Doğal güzelliklerinin yanı sıra evsahipliği yaptığı kültürlerden miras kalan tarihi yapılarıyla bütün dünyanın ilgisini üzerine çekmektedir.
          Asya ve Avrupa kıtasını birleştiren bir köprü olan İstanbul' da boğaz, her iki yakası ile, kültürel açıdan birbirinden çok farklı olan iki kıtadan izler taşıyan, bir açık hava müzesi gibidir. M.Ö. VII. yy.' da Kalkeidon' da (Kadıköy) başlayan İstanbul tarihi daha sonra karşı kıyıda, bugünkü tarihi yarımadaya Bizanslıların gelmesiyle şekillenmeye devam eder. Şehir 330 yılında Konstantinopolis adıyla Roma İmparatorluğu' nun başkenti olur. Roma İmparatorluğu' nun Doğu Roma ve Batı Roma olarak ikiye ayrılmasından 1453 yılında Osmanlı İmparatorluğu' nun şehri fethine kadar Doğu Roma İmparatorluğu' nun başkentliğini yapar. Bu fetihle beraber sosyal ve kültürel yapılanma açısından İstanbul için yeni bir dönem başlar. Farklı dinler ve farklı kültürlerin beraber yaşamaya başladığı bu kent hala birçok farklı etnik ve dini kökeni barındırmaktadır.
          İstanbul' un en eski yerleşim bölgesi, Sultanahmet Meydanı ve çevresi Bizans İmparatorluğu' nun en önemli yapıları bulunduğu eşsiz bir yerdir. Görünümü ve boyutlarıyla insanı büyüleyen Roma İmparatorluğu' nun dini merkezi Ayasofya, muhteşemem mimarisi ile kendinden sonraki mimari yapıları da etkileyen görkemli bir yapıdır. Ayasofya' nın yanında döneminin en önemli toplumsal toplantılarının yapıldığı 'Hipodrom' bulunmaktadır. Osmanlılar İstanbul' un fethinden sonra da bu bölgenin manevi karakterini pek fazla değiştirmeyerek Ayasofya' nın karşısına onun kadar görkemli Sultanahmet Camii' ni inşa ettiler. Osmanlı İmparatorluğunun sarayı Topkapı, yaklaşık dört yüzyıl boyunca organik bir şekilde büyürken, hanedanlığa ev sahipliği yapmıştır. Aynı bölgede, Ayasofya' dan önce patriklik kilisesi olarak kullanılan, İstanbul' un en eski kiliselerinden biri olan Aya İrini vardır. Topkapı Sarayı' nın yanında yer alan ve dünyanın en zengin müzelerinden biri olarak kabul edilen Arkeoloji Müzesi, eski Mısır' dan yakın tarihe kadar, Osmanlı yönetiminde bulunmuş uygarlıklardan kalan değerleri saklamaktadır. Müzeler konusunda oldukça zengin olan İstanbul' un görülmesi gereken bir diğer müzesi de Türk ve İslam Eserleri Müzesi' dir. Tarihi yarımada anıtsal yapıların toplandığı bir bölge olarak ziyaretçilerin gezi planlarının ilk sıralarında yerini almaktadır.
          Günün yirmi dört saati yaşayan bir kent olan İstanbul için Beyoğlu, eğlence, kültür ve sanatın merkezi niteliğindedir. Tarihi yapılarının içine bu olguları barındırması ile mistik bir havaya bürünen Beyoğlu' nun her köşesinde her gün yeni bir şeyler keşfetme şansını yakalayabilirsiniz.
          Birçok efsaneye, şarkıya ve edebiyata konu olmuş; filmler için oluşturmuş Boğaziçi, coğrafi öneminin yanı sıra, 33 km.lik sahil şeridi boyunca yer alan tarihi saraylar, kasırlar, köşkler ve yalıların yarattığı tarihi şehir silüeti ile İstanbul diğer dünya kentlerinden farklı bir konuma sahiptir. Bu panoramayı meydana getiren en önemli yapılardan biri 19.yy ortalarında inşa edilen ve Topkapı Sarayı' ndan sonra Osmanlı Padişahlarına ev sahipliği yapan Dolmabahçe Sarayı' dır. Bununla beraber Yıldız Sarayı, Çırağan Sarayı ve Beylerbeyi Sarayı' nın önemli mimari örneklerdir. Sahil şeridi boyunca yer alan Ortaköy, Arnavutköy, Emirgan, İstinye, Yeniköy; Anadolu yakasında Kadıköy, Üsküdar, Kuzguncuk, Çengelköy, Kanlıca gibi semtlerin her biri İstanbul için farklı bir dokudur.
          Tarih boyunca Türkiye' nin ve dünyanın farklı yerlerinden göç almasının bir sonucu olarak İstanbul, farklı kültürlerin iç içe yaşamasıyla kozmopolit bir kimlik kazanmıştır. İstanbul' un sırrı her kültürün kendi ruhunu farklı yaşamlarla harmanlayabilmesinde yatar. Bu kültürel zenginliğin yarattığı İstanbul' un dili keşfedilmeyi bekliyor.



designcinema e-grubu'na kaydol

İstanbul Teknik Üniversitesi, 3. Tasarım ve Sinema Konferansı, Kasım 2008
Istanbul Technical University, 3rd Design and Cinema Conference, November 2008